
Artvin-Camili:
Türkiye’nin Gürcistan sınırında,Karçal Dağı’nın etekleri boyunca uzanan ve içinde altı köy barındıran bir vadinin adı Camili.
25.258 m2 yüzölçümü, 400-3.500 m. yüksekliği ve yaklaşık 1200 nüfusuyla Camili olağanüstü zenginlikte flora ve faunaya sahip.
Camili-Efeler ormanı, sadece Türkiye'nin değil, neredeyse bütün Avrupa'nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir. Sahada görülen kayın, göknar, ladin, gürgen, kestane, kızılağaç başlıca ağaç türleridir. Bunun yanısıra çeşitli meşe türleri de bulunmaktadır. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.
Zor ulaşım koşulları,bölgenin göç vermesi,nüfus artış oranının azalması zarar görmesini önemli ölçüde engellemektedir.
Borçka-Camili arası 50km.'dir.
Camili Şelaleleri ; yerel yemekleri,müziği ve sıcakkanlı sakinleriyle bölgeye gelen ziyaretçilerin ilgisini ve beğenisini toplayan özel yerlerden biridir.
Ardanuç Cehennem Deresi Kanyonu:
Artvin-Ardanuç karayolunun 25 nci km.sinde yer almaktadır. Kanyon ilginç jeolojik yapısı ile Türkiye’nin sayılı kanyonları arasında bulunmaktadır.
Hatilla Vadisi:
Artvin il merkezine 8 km uzaklıkta bulunmaktadır. Bu yaylada her yıl Haziran ayının üçüncü haftasında “Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali” düzenlenmektedir. Kafkasör yaylasında Artvin Belediyesine ait 80 kişilik bir konaklama tesisi ve özel sektöre ait sosyal tesisler bulunmaktadır.
Sahara Yaylası:
Yöre Şavşat ilçesine 15 km. uzaklıkta olup, Sahara Karagöl Milli Parkı sınırları içersindedir. Kocabey kışla evleri kendine özgü ahşap mimari tarzıyla ilgi çekmektedir. Yöre Kamp ve Karavan Turizmi için ildeki sayılı yerlerdendir.
Beyazsu Yaylası:
Yüksekliği 2200-2400 m yükseklikte yer alan Karçal Dağlarının eteklerinde bulunan yayla Beyazsu adını kaya içerisinden çıkan suyun aşağı dökülmesi sırasında çıkardığı beyaz köpük nedeniyle yaylaya Beyazsu ismi verilmiştir.Orman sınırının bittiği meraların başladığı Camili bölgesinin yüksek yaylalarından birisidir. Karçal Dağının zirvesine ve bir krater gölü olan Yıldız Gölüne bu yayladan günübirlik yürüyüşler yapılabilir. Aynı zamanda trans Karçal turunun geçiş yaylalarından birisidir.Konaklama yaylaevinde yapılmaktadır.
Görgit Yaylası:
Camili-Gorgit ,herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. Ayrıca "Yaşlı Orman" niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır. Göknar, ladin, kayın, gürgen, kızılağaç burada görülen başlıca ağaç türleridir. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.Yaylaya araç ulaşımı olmadığından bölge deformasyona uğramamıştır.Yayla boyunca yürüdüğümüz patika yollarda tarihi mirasımızın bir parçasıdır. Burada konaklama yayla evi veya çadırda yapılmaktadır.
Karçal Dağları:
Türkiye ile Gürcistan arasında yer alan bu dağlar, geçit kuşlarının göç yolları üzerinde bulunması, endemik bitki çeşitliliği, yaban hayatı ve uygun trekking parkurları ile çeşitli sivil toplum örgütlerince koruma altına alınmış ender yerlerden biridir. Karçal dağı 3450 m yükseklikteki zirvesiyle son zamanlarda dağcıların dikkatini çekmektedir.
Yusufeli-Çevreli ve Barhal Köyü:
Rafting kamp alanı Yusufeli Çevreli Köyünde 71.880 m2 arazi üzerinde kurulmuş olup, 1994 yılında hizmete girmiştir. Çevreli Köyü rafting kamp merkezinde Çoruh Nehri’nde Akarsu Sporları yapmak için gelen turistlere kamp hizmeti verilmektedir.
Barhal Köyü ise trekking parkurlarının başlangıç noktasında yeşil doğası, henüz literatür çalışmaları yapılmamış kiliseleri ile görülmeye değerdir.
Kafkasör:
Artvin'in güney-batısındaki yaylaya 10 km. toprak yolla ulaşılmaktadır.
1. 250 m. yükseklikteki yayla görülmeye değer güzelliktedir. Alt yapı hizmeti götürülmüş olan yaylada belediye tarafından yaptırılan 10 adet 80 yatak kapasiteli bungalovlar bulunmaktadır. Her yıl Haziran ayının son haftasında düzenlenen ve 3 gün süren boğa güreşleri etkinlikleri, yöre halkı tarafından yoğun ilgi görmekte, festival havasında geçmektedir. Yaylada Cıskaro, Yalnızhasan ve Acısu diye adlandırılan şifalı sular bulunmaktadır.
Borçka-Karagöl:
İlk 7 kilometresi asfalt olan Borçka-Camili yolunun 27 kilometresinden doğuya ayrılan toprak yoldan 20 km. giderek Karagöl'e ulaşılır.
1800’li yıllarda bugünkü “Klaskur Yaylası”nın yakınında bulunan bir tepenin heyelan sonucu “Klaskur Deresi”nin önünü kapatmasıyla oluşmuş göllerdir.
Göl çevresi ormanlarda, vaşak, boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, dağ tavuğu, yırtıcı kuşlar izlenebilir, gölde alabalık avlamak mümkündür. Zengin orman örtüsüne sahip yöre, orman içi dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.
Şavşat- Karagöl:
Şavşat ilçesinin kuzey doğusunda 8-10 hektar büyüklükteki Karagöl'e 30 km. toprak yolla, özel veya kiralanacak araçlarla ulaşılabilir.
Karagöl'de elektrik, çeşme, WC, Orman Bölge Müdürlüğü'nün dinlenme binası ve telsizi hizmet vermektedir. Şavşat ve civarında Borçka Karagöl'de de olduğu gibi yaban hayvanları yaşamaktadır.
ARBORETUM GEZİLERİMİZ:
Yalova Arboretum:
1980 yılında Hayrettin KARACA tarafından kurulan KARACA ARBORETUM peyzaj ağırlıklı, koleksiyon bir arboretum karakterinde olup, 135.000 m2 lik bir alanda tesis edilmiş bir canlı ağaç müzesidir. İçerisinde kaya bahçeleri, bitki bahçeleri, iris bahçeleri, gül bahçeleri, minyatür bitkiler, Türkiye doğumlu bonsai bitki koleksiyonları vb. örnekler vardır. Başta Türkiye olmak üzere, Asya, Avrupa, Afrika, Amerika, Avustralya kıtaları ve Yeni Zelanda'dan bitki örnekleri yanında, Türkiye'nin endemik bitki örnekleri mevcuttur. Arboretum içerisinde tahminen 5 bin odunsu, bir o kadarda otsu rizomlu ve soğanlı bitki mevcuttur.
Yalova merkeze çok yakın olan ve Termal yolu üzerinde bulunan Arboretum ‘a bu özel koleksiyon bitki türlerini görmeye gidebilirsiniz. İsterseniz BİYOTEMATUR’ un bahar aylarında düzenlediği gezilerle hem Arboretum’ u ziyaret etme hem de Yalova kentinin kültürel güzelliklerini de yerinde görme fırsatı da bulabilirsiniz.
Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı:
TEMA Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Gökyiğit, ‘‘Trakya'da tarım topraklarını zehirleyen Ergene nehrinin rengini, Uşak'ta dericilerin kirlettiği sudan içip ölen inekleri bir an olsun unut’’ diyerek rahmetli eşi Nezahat Gökyiğit adına 3 yıl önce 500 dönüm üzerine kurduğu Botanik Bahçesi, kaya bahçesini, menfez galerisini, su arklarını, soğanlıkları, meyvelikleri ve sebze bahçesi ile İstanbul’da nefes alınacak ender yerlerden biri. Türkiye doğasından getirilmiş yüzlerce nadide bitkinin ortasındaki çardakta oturup etrafı seyretmek, termosunuzda götürdüğünüz çayınızı yudumlamak isteyenlere için bulunmaz bir nimet.
Erikli Yaylası:
Yalova (Çınacık – Teşvikiye Köyü yakınlarında) yer alan Erikli Yaylası parkurunda orman içi yürüyüşle önce yaylaya ulaşıyoruz. Burada mola verdikten sonra Şelaleleri görmek için yine orman içinde dere kenarından yürüyüş yapıyoruz. Biri birinden etkileyici şelalelere vardığımızda mola verip doğanın güzelliklerini sindire sindire yaşıyoruz. Mevsim ve hava sıcaklığı uygunsa dileyenler şelalelerin oluşturduğu havuzcukta yüzebiliyorlar.
Aytepe:
Kocaeli-Yuvacık kasabasındadır. İstanbul'dan ortalama 2 saat mesafededir. Aytepe doğasıyla , sakinlerinleriyle, mimarisiyle kendinizi Karadenizi’de hissetmenizi sağlayacaktır. Aytepe toplam 4 saatlik kolay bir yürüyüş parkurudur. Yüksekliği 900m ve körfeze bakan bir manzarası var.
Sülüklügöl:
Günümüzden 3 asır önce bir heyelan sonucu oluşmuş, koruma altında olan bir çöküntü gölüdür. Sülüklügöl, Adapazarı-Akyazı ilçesine bağlı Dokurcun kazasında Akyokuşkavağı köyünde yer alan bir milli parkımızdır. İstanbul’dan yaklaşık 3 saat uzaklıktadır. Sülüklü Göl Tabiatı Koruma Alanı girişinden itibaren Sülüklügöl’e 9 km yürünmesi gereklidir.Gidiş dönüş yaklaşık 14 km.dir. Ortalama 2,5 saatlik çıkış ve 2 saatlik geri dönüşle toplam 4,5 saatlik bir yürüyüş parkurudur. Her ne kadar adı Sülüklügöl olsada gölde alabalık yetiştirilmeye başlandıktan sonra gölde sülük kalmamıştır. Gölün içinde heyelanda yıkılmamış 183 adet kurumuş meşe ve göknar ağacı vardır. Dört mevsim müthiş bir çekiciliğe sahip Sülüklügöl'ün etrafı da meşe ve göknar ağaçlarıyla çevrilidir.
Abant:
Denizden 1328 metre yükseklikte, çevresi çam ormanlarıyla kaplı bir tatlısu gölü. Tertemiz havası,doğal güzelliğiyle büyük kentlerin kargaşasından alabildiğine uzak, gönlünüzce soluklanabileceğiniz bir cennet. Ulaşımın çok kolay olduğu Abant Gölü ve çevresi, kışın karlarla örtülü ormanlarıyla, sonbaharda sararan, kızaran bitkilerin renk cümbüşü altında yenilen nefis lezzetteki ızgaraları ve alabalıklarıyla, tertemiz dağ havasıyla çarpıcı güzellikler sergiliyor. Abant, denizden 1328 metre yükseklikte, toprak kaymaları sonucu oluşmuş bir tatlısu gölü. 12.8 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. En derin yeri 18 metre.Her yanı ormanlarla kaplı. Hoş kokularıyla çam, köknar, kayın ağaçları çoğunlukta. 6.5 kilometre tutan göl çevresinde tur atmanın keyfi ise bambaşka. Kıyıları nilüfer çiçekleri ile kaplı yer yer sazlıklarla çevrili göl'ün konukları temiz dağ havasını soluyarak huzurlu yürüyüşler yapabiliyor, arzu edenler çevresini bisikletle turluyorlar. Gölün büyük bölümünde kiralık atlarla dolaşma veya faytonlarla nal sesleri eşliğinde gezilere çıkma ,ters ışıklarda fotoğraf çekmek gibi zevkler de bulunuyor.
Bozcaada:
Çanakkale'nin bu önemli merkezi, köklü tarihi, birbirinden güzel plajları, üzüm bağları, çamlıkları, deniz ürünleri, şarabı, temiz havası ile sakin ve huzurlu bir tatil için en uygun adreslerden biri...
Bozcaada kışın 2 bin-2 bin 500 kişinin kaldığı adada, yaz aylarında nüfus 15 bine çıkıyor. Pansiyonlar, kamp ve piknik alanları Kumburnu Mevkiine 3, Geyikli- Odunluk İskelesi'ne 5 deniz mili uzaklıkta bulunuyor. Ada çevresi 14 mil, en yüksek noktası ise 192 metreyle Göztepe mevkii. Bu noktadan net havalarda Limni, Semendirek, Midilli ve Gökçeada'yı görebilirsiniz.
Büyük şehirlerin stresinden uzak, sessiz ve sakin bir tatil beldesidir Bozcaada.
En güzel ve en temiz deniz, en güzel kumsal, en temiz havayı Bozcaada'da bulabilirsiniz.
Ada'nın birbirinden güzel plajları, bağları, çamlıkları ve tarif edilemeyecek güzellikteki sükuneti, dinlenmeyi özlemiş insanlar için bulunmaz nimettir. Nefis deniz ürünlerini,özellikle "kalamar" ını ve şaraplarını bir kere tattıktan sonra unutmak mümkün değildir.
Kamp ve piknik yerleri bakımından zengin imkanlara sahip olan Bozcaada'da, isteyen her aile kendine müstakil bir koy bulabilir. Amatör balıkçılar doyasıya avlanırlar. Su altıbalık avı için dalma sporunu tercih edenler ise gerek balık miktarı denizaltı florasının güzelliği ve gerekse batıkların görüntüsü karşısında hayrete düşebilirler.
Bozcaada'da rüzgar nereden eserse essin sakin bir koy bulmanız mümkün. Ayazma, Sulubahçe, Habbeli ve Mermerburun istediğinizi fazlasıyla size verecektir.
Tarihi kalesine çıkıp da, adayı seyretmeye başlayınca, güzellikleri, sizi büyüleyecektir.
Daha fazla bilgi için; http://www.biyotematur.com sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Saygılarımızla,
FOTOALEM
...