|
"fotoğraf adına her şey"... |
|
![]() |
|
| İçimizden Biri; Tara Arseven | |
|
Merhaba sevgili Tara, kendinizi bize anlatır mısınız? 1987 yılında California’da doğdum. ’93 yılında ailemle Türkiye’ye yerleştik. Meslek seçimi konusunda ergenliğin vermiş olduğu bir maymun iştahı vardı bende. Çocukluğumda mimarlıkla başlayan hayallerim veterinerlikle devam etti. National Geographic ne zaman ki veterinerliğin sadece kedilerin kafalarını kaşıyıp köpeklerin göbeklerini mıncıklamaktan ibaret olmadığını, çoğu zaman o hayvancıkların içlerini dışlarına çıkarmam gerektiğini gözlerimin önüne serdiğinde bu hayalimden de kesin bir şekilde vazgeçtim. Lise zamanlarımda müziğe olan ilgimden dolayı “Konservatuar istiyorum!” diye tutturdum, ama sonra çeşitli sebeplerden dolayı onu da kenara ittim. Neden sonra gel zaman git zaman kendimi
fotoğrafların içinde buldum ki, kendime hala hayret ediyorum – ilk
defa maymunluk yapmayıp bir şeyi yarım yamalak bırakmadım! Mucize! |
![]() |
|
Sizi fotoğrafa iten bir neden oldu mu? Olmaz mı!? Babam, daha doğum fotoğrafçılığı bu kadar moda değilken burnumun dibine objektif sokmuş! Hala dönüp dönüp bakarım o maymuna beş kala kanlı fotoğraflarıma (sanırım kanlı fotoğraflara olan ilgim buradan geliyor!). Ama tabii ki bugün fotoğraflarla bu kadar içli dışlı olmamın sebebi daha gözüm açılmadan Nikon’un tekiyle muhatap olmam değil. Birkaç yıl önce, bugün işinde çok iyi yerlere
gelmiş birinin “Sen bu elindeki fotoğraflarla mı benim gibi
olacaksın” tarzında bir lafı üzerine hırs yaptım. “Bu fotoğraflar”
dediği de böyle cici bir bahar çiçeği, adını bile hatırlamadığım bir
göl… “Ben de öğrenmek istiyorum, buraya gelip gitsem olur mu? Yardım
da ederim, para da istemem” dememin üzerine öyle bir cevap almam çok
kırıcı olmuştu ve her ne kadar o olayın ardından birkaç ay boyunca o
insana inanılmaz bir nefret beslesem de – ateş söndü, geriye dumanı
bile kalmadı! Bugün söylüyorum “iyi ki beni öylesine böcek gibi
ezmiş, ezmiş ki ben de hırs yapmışım.” Hayatımın en bunalımlı
zamanında, başım boş gezerken (hatta gezmez ve sadece evde
otururken) o insan bana kendimi ifade edebileceğim, bütün enerjimi
aktarabileceğim bir uğraş verdi elime (hem de haberi olmadan!).
|
![]() |
|
Fotoğraf stilinizi tanımlar mısınız?
İnsanlarla çalışmayı seviyorum ben. Karanlık şeyleri de severim ben.
Yok hayır, satanist falan değilim. Depresif biri asla değilim! Ama
bilmiyorum neden, seviyorum
J
Öcüler olsun, yaratıklar olsun, bol bol kan olsun… Çok nadir
güneşli, neşeli fotoğraflarım var ki onlar da artık insanlar benden
korkmasınlar diye
J |
|
|
|
|
|
Fotoğrafta size ilham veren bir şey var mı? Yoksa makinayı elinize
aldığınızda ilham geliyor mu?
Her ikisi de. Bazen televizyon izlerken, izlediğim şeyden çok
alakasız kurgular dolup taşabiliyor aklıma. Bazen de bir çalışmanın
tam ortasında “Aaaa onu bunu boşverin de, şöyle de yapalım mı!?”
diyebiliyorum. Yolda yürürken bile senaryolar düşebiliyor aklıma
J |
|
![]() |
|
|
Son dönem çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Bu aralar daha karanlık çalışmalarım var sanırım.
Nedenini sormayın, verecek bir cevabım yok! Kan, büyü, vahşet… Yahu
yok, gerçekten normal bir insanım! (diyenden korkmak mı lazımdı?)
Türk veya yabancı takip ettiğiniz, izlediğiniz sanatçılarımız var
mı? Varsa kimler? Yabancı sanatçılardan Webb Bland, Jan Saudek, Dave Hill, Andrzej Dragan; Türk sanatçılardan; Akif Hakan Çelebi |
|
![]() |
|
|
Fotoğraftan başka ilgi alanınız var mı? Müzik! Her ne kadar sahne korkum olduğunu fark edip konservatuar hayallerimi geri bırakmış olsam da şahane bir banyo şarkıcısıyım ben! Ve kitaplar, gözlerimin bozulmasını umursamadan sabah akşam okuyabilirim.
Ayrıca dekarosyonla uğraşmaktan da pek keyif alırım. Yok hayır,
yaşam alanlarında öyle vıcık vıcık biblolar ıvır zıvırlar
bulamazsınız. Ama mesela çok yer kaplayan mobilyalardan nefret
ederim; çözüm olarak da tuvalet masamdan ders masama bütün her şeyim
duvara monte büyük raflardan ibaret! Evet, unutmadan ufak denemeler,
bazen de şiirler yazmak, ama bu aralar pek uğraşmaz oldum. Hayır,
alışverişten ve modadan anlamam
J |
![]() |
|
Ankara’da fotoğraf çalıştığınız yerler nereler? Açık hava için öyle belli noktalarım yok. O an içimden geçen ya da kafamdaki hikayelere uygun, çekim izni konusunda sorun çıkarmayacak herhangi bir yer olabilir.
Stüdyo olarak da daha önceleri birkaç reklam ajansında çalıştım,
fakat yaşadığım tatsız iki tecrübeden dolayı artık reklam
ajanslarına “öcü” gözüyle bakıyorum. Şuan kendime ait ufak bir
atölyem var – ufak derken gerçekten ufak – çekim alanında maksimum
iki kişiyle çalışabiliyorum. İki kişiden fazla olduğunda modelleri
lego gibi iç içe geçirmem gerekiyor ki pek tercih edilen bir durum
değil! Bütün çalışmalarımı orada gerçekleştiriyorum. Havalar bir
ısınmaya karar verse, güneş açsa kendimi tekrar sokaklara atacağım
da… Son denediğimde 10 gün yatak döşek evde yattım, o yüzden
şimdilik kapalı kapılar ardındayım
J Son çalışmalarınızda ayıcık, kan, kız çocuğu
vardı. İzleyiciye vermek istediğiniz bir mesaj var mı? Biraz çocukluğumla alakalı… Tabii biraz fazla abarttım! Korku filmlerindeki o anne/babasını doğrayan psikopat kız ben değilim! J Fotoğraflarım çoğunlukla yaşadıklarımın uç noktalara kadar sündürülüp abartılmış hali oluyor. Aslında hepsi benim için bir hikayeyi anımsatsa da dışardan biri için sadece fantastik kareler! Ama açık söylemem gerekirse kendi kişisel çalışmalarımda “Hımmm izleyiciye kesinlikle bir mesaj vermeliyim, ne versem ne versem!?” diye çalışmam. Genelde izleyicinin kendi kafasında bir hikaye kurmasını isterim ve çok nadiren (eğer çekim fazla detaylı ya da eğlenceli geçtiyse) fotoğrafın çıkış noktasını anlatan uzuuun açıklamalar yazarım. |
|
![]() |
![]() |
|
otoğraf çekmek için gitmeyi hayal ettiğiniz yer var mı? Fotoğraf çekmek için “ille de şurası olsun”
dediğim bir yer yok, ama Kuzey Kutbu’na gidebilirim. Fotoğraf için
değil, tatil için! Şaka bir yana, kutup ışıklarını görmeyi çok
istiyorum ve bugüne kadarki çalışmalarımdan çok alakasız olsa da o
ışıkları fotoğraflamayı…. |
|
![]() |
|
|
Gelecek ile ilgili planlarınız ve hayalleriniz neler?
Çok ilerisi için büyük hayaller kuran biri değilim açıkcası. Büyük
hayallerin gerçekleşme olasılığı daha az (ve dolayısıyla yaşanacak
hayal kırıklığı daha büyük) olduğu için gerçekçi olmayı tercih
ederim. Ama en kısa zamanda atölyemin mutfağını karanlık odaya
çevirmek istiyorum! Tamam, benim de hayallerim var itiraf ediyorum
J
Son üç yıldır fotoğraflarla iç içeyim ve her ne kadar elime geçen
bütün kaynakları okusam da bildiklerim bana asla yetmiyor ve bugün
soranlara hala “fotoğrafçıyım” demek yerine, “ııı şey kem küm
fotoğraflarla ilgileniyorum” diyorum. Daha fazlasını öğrenmeliyim.
Kendimi daha fazla geliştirmeliyim. İlerleyen zamanlarda (artık
insanlara rahatlıkla “fotoğrafçıyım” diyebildiğimde) adımdan fazlaca
söz ettirmek istiyorum. Biraz paldır küldür söylemiş oldum ama evet,
bunu istiyorum
J. |
|
![]() |
![]() |
|
Fotoalem ile ilgili düşünce ve görüşlerinizi alabilir miyim?
Bir zamanlar çok fazla
fotoğraf sitesinde aktif olmama rağmen, bugün sadece 3 tanesiyle
alakam kaldı. Dışardan gözlemlediğimde, bir zamanlar çok revaçta
olan ama şuan fotoğraf namına pek bir şey bulamadığım bir site…
Hayır yahu, FotoAlem değil, bugün buradaki FotoAlemciler’in geride
bıraktıkları site.. Hah o
J
FotoAlem’i çok sonradan keşfettim ben, ki diğer sitenin yönetim
değişikliğinden sonra şuan aradaki fark çok daha rahat hissediliyor
– burada eş-dost-kanka muhabbeti dönmüyor. Her zaman olmasa da arada
sırada aldığım eleştiri yorumlarıyla da eksiklerimi/dikkatsizliğimin
sonuçlarını görme imkanım oluyor. Güzel bir şey bu!
|
|
|
Bizde değerli üyemize, bize ayırdığı zaman ve paylaşımları için çok teşekkür ederiz.
Saygılarımızla,
|
|
| ""Photoshop'da bazı şeyleri değil, her şeyi öğrenin..." | |
|
Photoshop CS4 gibi her yönden devasa bir programın 1 - 2 CD'lik eğitim setleri ile her yönüyle, bütün ayrıntılarıyla anlatılabileceğine gerçekten inanıyor musunuz? Biz inanmıyoruz. İşte o yüzden diyoruz ki, "Photoshop'ta bazı şeyleri değil, her şeyi öğrenin..." |
|
|
"fotoğraf adına
her şey"... |
|
|
|
|