"fotoğraf adına her şey"...
içimizden biri ...

 İçimizden Biri; Şefik Dinç
Güneydoğu’ ya indik yine Mardin’ li bir üyemiz ile Mavi Marmara gemisinden fotoğraflarla dönebilen tek gazetecimiz sevgili Şefik Dinç ile birlikteyiz. Sizlerinde merakla ve keyif alarak okuyacağınız macera dolu röportajımıza hoş geldiniz...
İçimizde biri... Şefik Dinç

Bize kendinizi anlatabilir misiniz?

1976 tarihinde Midyat'ta doğdum. Ortaokul ve liseyi Ergani Anadolu Öğretmen Lisesi'nde bitirdikten sonra 1994 yılında girdiğim İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 1998 yılında mezun oldum. 1996 yılında stajyer olarak başladığım gazetecilikte sırasıyla İntermedya Ekonomi Dergisi, Sabah Gazetesi ve Hürriyet Gazetesi'nde çalıştım. Ocak 2009'da başladığım Habertürk Gazetesi'nde halen muhabir olarak çalışıyorum.

 

İçimizde biri... Şefik Dinç

İçimizde biri... Şefik Dinç
Fotoalem'deki Kişisel Sayfası; heja/şefik Dinç
 

Neden gazetecilik?

Gazetecilik benim hayalimdi. 14 yaşındayken gazeteci olmaya karar verdim. Ortaokuldayken öğretmenin 'Ne olmak istiyorsun?' şeklindeki klasik sorusuna verdiğim cevap gazeteciydi. İsteyerek seçtiğim mesleğimi 14 yıldır yapıyorum ve heyecanımı hala da yitirmiş değilim.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Bizimle çalışma şartlarınızı paylaşabilir misiniz?

Bizim meslek 'Davul sesi' misali derim. 'Davulun sesi uzaktan hoş gelir' denir ya. Uzaktan bakan, içinde olmayan çok güzel meslek der. Evet meslek çok güzel, ama sevmeyenin yapamayacağı, çalışma şartlarına katlanamayacağı bir meslektir. Bayram, seyran, yılbaşı, soğuk, kar, kış, sıcak tatili yoktur bizim meslekte. Mesaim bitti sözüne de yer yoktur. Haber varsa ve her neredeyse orada oluruz. Ama ektsra bir durum yoksa klasik çalışma şartlarını şöyle anlatayım. Yılda 4 hafta izin hakkımız var. Günde 12 saat ve haftada bir gün izin yaparak çalışıyoruz.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Fotoğraf ekipmanlarınız nelerden oluşuyor?

Mesleğe Canon AE-1 kullanarak başladım. Ancak daha sonra digitale geçince Nikon kullanmaya başladım. Nikon D2H ve Nikon D3 kullandım. Şimdi Nikon D300, 17-55 ve 70-200 lenslerini kullanıyorum.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Mavi Marmara gemisindeki görevinizi ve hissettiklerinizi dinleyebilir miyiz?

Bu görev verildiğinde hemen heyecanlanmaya başladım. Çünkü orada haberin olduğunu ve haberin olduğu yerde de benim olacak olmam beni fazlasıyla heyecanlandırdı. Birşeylerin olacağını tahmin ediyordum ve gemiye binerken her türlü hazırlığımı yaparak bindim. Mesleğim açısından düşündüğüm zaman benim için önemli bir tecrübeydi ve meslek tabiriyle 'iyi iş çıkardım' bu güzel tarafı. Ancak öbür taraftan da çok zor bir yolculuktu ve gemide yaşananlardan sonra ailemi, beni sevenleri, merak edenleri çok üzdüm ve endişelendirdim. Bu da kötü tarafı.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Yaşanan süreçte askeri olaylar olduğu için fotoğraf makinalarınıza el koyulmuş ve  tüm belgelerin sizden alınmış olması gerekirdi. Fotoğrafların bu süreçte nasıl kurtulduğunu anlatabilir misiniz?

Yaşanılanlardan sonra çektiğimiz fotoğraflara el konulacağından emindim. İçeri geçtikten sonra hemen dizüstü bilgisayarımı açarak disketteki fotoğrafları bilgisayara kopyalamaya başladım. Daha sonra birkaç ilgisiz klasörün altına ve götürdüğüm hard disk ile taşınabilir hafıza kartına da kopyaladım. Laptopa aktardığım klasörlerden birini de bendeki şifreleme programıyla şifrelemeye başlarken, taşınabilir hafıza kartını da bir yere saklamak için yer aradım.

Fotoğraf; Şefik Dinç Fotoğraf; Şefik Dinç
Bunun için de fotoğraf makinesi çantasının altındaki süngeri altından söktüm ve hafıza kartını buraya sakladım. Hafıza kartını yanımızda götürdüğümüz koli bandıyla bandın yapışkan kısmı üstte kalacak şekilde iyice sardım. Böylece sakladığım kart alttan ve üstten yapışacak ve yerinden oynamayacaktı.
Fotoğraf; Şefik Dinç
Nitekim gözaltı sırası bize geldiğinde yanımıza makinelerimizi almamıza izin vermedikleri gibi yaptıkları aramada üzerimizde bulunan her şeyi aldılar. Bu şekilde fotoğrafları kurtarabilmek için birden çok şansım olmasını istedim.
Fotoğraf; Şefik Dinç
Ve sonuçta şansımın da yardımıyla İstanbul’a fotoğraf getirmeyi başardım. Gemiden verilen eşyalar arasında fotoğraf makinesi çantam da bulunuyordu. Çantaya baktığım içerisinde hiçbir şey yoktu. Tamamen boşaltmış ve parçalamışlardı çantayı.
Fotoğraf; Şefik Dinç
Hemen hafıza kartını sakladığım yere baktım ve yerinde duruyordu. Makinelerim, cep telefonlarım, diz üstü bilgisayarım ve harici diskle birlikte çantamda ne varsa hepsini gitmişti ancak fotoğrafların olduğu kart duruyordu. Gemiden yara almadan gelmiş olmak çok güzel bir duyguydu. Ancak muhabir olarak gemideki o sıcak anları görüntüledikten sonra fotoğrafları getirmeyi başarmış olmak çok daha güzeldi.
Fotoğraf; Şefik Dinç
Sevinçliydim, mutluydum, heyecanlıydım, gururluydum. Gazetem bana güvenerek böyle bir görev vermiş ve ben bu güveni boşa çıkarmamıştır. Bir diğer nokta da fotoğraf kurtarabilen tek gazeteciydim. Fotoğrafları gazetede göreceğim anı düşündükçe de bu heyecan katlanıyordu. Ve muhabir olarak meslek hayatımın en güzel gününü 04 Haziran sabahı HABERTÜRK Gazetesi'ni elime aldığımda yaşadım.
Fotoğraf; Şefik Dinç
Gemideki operasyondan kurtardığım fotoğraflar gazetenin manşetindeydi. Bir muhabir için bundan daha güzel bir an olamaz. Sabah henüz yeni kalkmış ve gazeteyi görmemişken gelen telefonlar bu mutluluğu ve yaşadığı keyfi katlıyordu.
Fotoğraf; Şefik Dinç

Döndükten sonra olayları ve beraberindeki fotoğrafları bir kitapta topladınız. Bu kitabı yazma nedeniniz ve kitabın serüvenini okurlarımız bilmek isteyeceklerdir…

Tarihi bir olaya yaşadıklarımla ve çektiğim fotoğraflarla tanıklık etmiş biri olarak tarihe bir not düşmem gerektiğini düşündüm. Bir de Mavi Marmara olayına çok düz bir şekilde bakıldı. 'Yardım gemileri gitti, İsrail müdahale etti, 9 kişi öldü' şeklinde. Ancak olay 31 Mayıs sabahı yaşanılanlardan ibaret değildi. Bu nedenle yaşanılanlarla birlikte olayı öncesi ve sonrasıyla yazmaya karar verdim.

Fotoğraf; Şefik Dinç
Tabi ki bir de o gemiden kurtarılan fotoğrafların bir kısmı yayınlanmamıştı. Bir muhabir olarak yazdıklarımla birlikte çektiğim fotoğrafları da kitaba koyarak yaşanılanları tarafsız bir gözle yazma ihtiyacı duyduğum için yazmaya karar verdim.
Fotoğraf; Şefik Dinç

Olay anında can havliyle fotoğraf çekerken, deklanşöre basış anınızda neler hissettiniz?

Silahlar patlasa da bizler gazeteci olarak oradaydık ve fotoğraf çekmem gerekiyordu. O an iyi bir fotoğraf karesi çekmek dışında aklıma hiç bir şey gelmedi. Şartlar fotoğraf çekmek için zor olduğu için bunu daha çok düşünüyorsun. Karanlıkta ve hareket halindeki gemide gelen zodyakları tepedeki helikopteri çekmeye çalışıyorsun. En uygun anda deklanşöre basmak gerekiyor. Ancak yanımdaki insanların yaralandığını görünce artık içeri geçmem gerektiğine karar verdim.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Yaşadıklarınızdan sonra bu tür görevlere yine sıcak bakar mısınız?

Bu tür bir işe gitmeyi hiç bir zaman reddetmem diye düşünüyorum.Her muhabir haberin olduğu yerde olmak, tarihe tanıklık etmek ister. Marmara Depremi, HSBC ve İngiliz Konsolosluğu'nun bombalanması, Bostancı çatışması, İstanbul'da yaşanan sel felaketi, Bilge Köyü katliamı ve en son Mavi Marmara olayına tanıklık etmiş bir muhabir olarak kendimi çok şanslı görüyorum. Böyle şeyler yaşanmaması benim de dileğim ancak ne yazık ki yaşanmaya devam edecektir.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Biz fotoğraf çekenler genelde doğada biraz tehlikeli veya rutin dışı şeyler yaptığımızda. Örneğin, bir uçurum kenarında, yüksek bir tepede, yağmurlu kaygan yollarda, paraşütle fotoğraf çekmek gibi… Siz bu gibi durumlarda çekeceğiniz fotoğrafları, yaratacağınız farkları mı, yoksa geride bıraktıklarınızı mı önemsersiniz? Bu işi profesyonel yapan biri olarak sizin düşündükleriniz nedir?

Ben fotoğraf çekerken işim gereği çekiyorum. Yani bir profesyonelim ancak bu profesyonellik bana bir işi kabul etmeme, tehlikeli ya da riskli diye reddetme lüksünü vermiyor. Tam aksine, seçme şansı verilse bile gönüllü olarak bu göreve talip olurum. Maalesef bizim meslek böyle. Geride bıraktıklarımıza hatta yeri geldiğinde bile kendimize haksızlık etmek durumunda kalabiliyoruz.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Hobileriniz, farklı uğraşlarınız var mı?

Gezmeyi ve araba kullanmayı seviyorum. Evde bir şark odam var. Oraya uyacak eşyalar topluyorum. Bir de iyi bir türkü dinleyicisiyim. Ancak maalesef sesim benim bile tahammül edemeyeceğim kadar kötü.

Fotoğraf; Şefik Dinç

Gelecek ile ilgili plan ve hedef ve hayalleriniz  Neler?

Her zaman için mesleğimi iyi yapmak istiyorum. İyi bir haberin, iyi bir fotoğrafın altında imza olsun isterim.

İçimizde biri... Şefik Dinç

Fotoalem ve okurlarımız için son olarak neler söylemek istersiniz?

Bir yerde okumuştum. 'Heyecan duyulmadan yapılan işler başarılamaz' diye. Özellikle fotoğrafla amatör olarak ilgilenen arkadaşların heyecanlarını yitirmemesini diliyorum. Röportajı okuyan herkese çok teşekkür ederim. Herkese sevgi ve saygılar.

İçimizde biri... Şefik Dinç
Bize sevgili Şefik Dinç'e heyecan dolu fotoğraflarıdan bazılarını ilk defa fotoalem'de paylaştığı için çok teşekkür eder, başarıların artarak devamını dileriz.

Saygılarımızla,
FOTOALEM
İçimizde biri... Şefik Dinç
 
İçimizde biri... Şefik Dinç
 
Şefik Dinç... Kanlı Mavi Marmara Kitabı... Yayınlanmamış Fotoğraflarıyla "Tabi ki bir de o gemiden kurtarılan fotoğrafların bir kısmı yayınlanmamıştı.

Bir muhabir olarak yazdıklarımla birlikte çektiğim fotoğrafları da kitaba koyarak yaşanılanları tarafsız bir gözle yazma ihtiyacı duyduğum için yazmaya karar verdim. "

Şefik Dinç
 
 
"Photoshop'da bazı şeyleri değil, her şeyi öğrenin..."

Photoshop CS4 gibi her yönden devasa bir programın 1 - 2 CD'lik eğitim setleri ile her yönüyle, bütün ayrıntılarıyla anlatılabileceğine gerçekten inanıyor musunuz? Biz inanmıyoruz. İşte o yüzden diyoruz ki, "Photoshop'ta bazı şeyleri değil, her şeyi öğrenin..."


ayrıntılar için tıklayın


ayrıntılar için tıklayın

 

"fotoğraf adına her şey"...
Duyurular       Haberler    Makaleler   Anasayfa...