"fotoğraf adına her şey"...
içimizden biri ...

 İçimizden Biri; Aylin Erözcan

Chakra - Aylin Erözcan

"Chakra" nın kelime anlamı;  eski Hint Dili'nden gelme bir kelime,  Bedenin üzerinde bulunan enerji merkezleri anlamuna geliyor.

Reiki ile ilgileniyor musunuz? Chakra buradan mı geldi?

Evet Reiki ile ilgileniyorum... 2000 başlarında aşırı baş ağrılarıma derman olur ümidiyle başladım bu öğretiye her üç inisinasyonu da tamamladım ama derdim master olmak olmadığı için daha ilerisini düşünmedim.  

Chakra... Aylin Erözcan

Kendiniz ile ilgili anlatmak istediklerinizi dinleyebiliriz ilk olarak ?

Öncelikle bana böyle bir imkan sağladığınız için teşekkür ederek başlamak istiyorum sözlerime...

72 doğumluyum. Çocukluk yıllarımdan itibaren hayatımda hep hobilerim oldu fotoğraftan önce ilk tutkum halk danslarıydı. 17 yıl yaz kış, gece gündüz demeden çalıştım bu uğurda, hatta olayı biraz daha abartıp eğitmenlik diploması aldım, 20’li yılların başlarında ilkokullarda (o zamanlar öyleydi adı) Kafkas Halk dansları eğitmenliği yaptım...

Profesyonel hayatta ise Ticaret Lisesinin ardından Halkla İlişkiler okudum önceleri muhasebe yapmayı denediysem de bu monoton iş beni zaman içinde yönetici asistanlığına kaydırdı ve 20 seneyi aşkın bir süredir pek çok farklı Finans kurumlarında çalıştım, şu anda Fortisbank Yönetim Kurulu’nda asistanlık yapmaktayım.

Bu süre içinde bir de kızım oldu, şimdilerde 11.ci yaşının heyecanında (birlikte büyüyoruz) genç olmak güzel....

Fotoğraf  ile tanışmam ise çocukluk yıllarıma dayanıyor, Sevgili babam’ın fotoğrafa olan tutkusu sanırım  daha o yaşlarda aşılandı. Nikon F65’i ile harikalar yaratıyordu, hep gıpta ile izliyordum, karanlık oda çalışmalarını ise dört gözle beklerdim... Hele de pek kıymetlisi Nikonunu ara ara bana verdiğinde dünyalar benim olurdu...

Zaman içinde kendime bir Canon Powershot A95 aldığımda çok mutlu olmuştum, elbette o dönemlerde henüz fotoğrafın F’sini bile bilmediğimi şimdilerde gülümseyerek hatırlıyorum.

“Nikoncu” olmaya ancak 2007’de zar zor bir bütçe ayırarak karar verdim ama nereden bile bilirdim ki bu iş öyle minicik bütçe ile olmazmış D80 ve 18-135 lens ile başladığım yolculuğum şimdilik D300 ve beş farklı lensle devam etmekte…

Chakra... Aylin Erözcan

Mesleğinizin fotoğrafa ne gibi etkileri oluyor?

Mesleğim bana insan prototiplerini her anlamda analiz etmeyi ve çözüm – sonuç odaklı kavramsallığı kattı. Tabi ki bunun yanında zaman yönetiminin önemini koordinasyon ve organizasyonun devamlılığının yaşam tarzıma dönüşmesini sağladı.ı.

Chakra ...  Aylin Erözcan

Her şeyden önce planla ve uygula!!!

Bunu fotoğraf çekmekte nasıl uyguladığıma gelince öncelikle her seviyedeki insana nasıl ulaşmam gerektiğinin çok bilincinde olmam iletişim bacağımın güçlü olması çekimlerimde bana hep + puan kazandırdı.

Bir diğer katkısı ise -planla ve uygula- dan yola çıkarsak gezerken fotoğraf çekme, fotoğraf çekerken gez dedirtiyor bana her defasında...  Hal böyle olunca da mutlaka planlama yaparak çekime çıkıyor insan. Gidilecek güzergah ve vizöre o gün nelerin alınması gerektiği vs. vs. hepsi planlanıyor önceden, tabi ki zaman zaman doğaçlama gelişen sürpriz fotoğraflara da sahip oluyorum bu planlanmış gezilerde onlara da BONUS diyorum, tıpkı koca bir sene çalıştıktan sonra iş yerinin çalışanlarına kar payı dağıtması ve bundan alınan haz gibi....

Fotoğraf; Aylin Erözcan

Fotoğrafta tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Ağırlıklı olarak sokak çekimleri, hayatın içinden kareler ve portre, ifade yakalamayı seviyorum. Fotoğraf sanatını icra eden biri olarak her türlü çekimi denemem gerektiğini düşünüyorum ve sitenizdeki portfolyomda da görüleceği gibi farklı ve yenilikçi çekimlere zaman zaman yer ayırmaktayım. Ama gönlüm hep sokaklarda....

Fotoğrafçı; Aylin Erözcan

Bir kadın olarak Chakra’nın vizörden duyguları nasıl?

Chakra’nın vizörü hüzünlü gözleri arıyor hep. Arkadaşlarım benim gözlerimde de o hüznü hep dile getirirler kim bilir belki de buradan yola çıkıyorum çekimlerimde ve hüznü arıyorum, salt bir fotoğraf değil bakıldığında üzerinden pek çok hikaye kaleme alınabilecek yaşam karelerine kilitleniyorum adeta. Hele de karşımdaki kişi biraz hoş sohbet ise olay bitiyor benim için hemen yanına kıvrılıp hikayesini dinlemeye başlıyorum kah boynuna sarılıp ağlaşıyor kah tatlı dilleriyle gülüşüyorum. Ama her şeyden önce ben hissediyorum ki hissettiklerimi fotoğraflarıma yansıtıyorum, sadece bir görsel olmasın bakıldığında tüm duyulara hitap etsin, özetle yaşasın diyebilirim...

Fotoğrafçı: Aylin Erözcan

Anne Chakra vizörde bir çocuk gördüğünde duygularını izleyici ile nasıl paylaşır?

Anne Chakra zaten inanılmaz sulu gözlüdür. Hal böyle olunca ister istemez vizöre, conconlu ponponlu çocuklar hiç denk gelmiyor. Yine hüzün giriyor devreye mesela benim bir ufaklık var adı Fatih (Küçük Dev Adam  diye yayınlamıştım burada da) ilk gördüğümde içim gitmişti o kadar ürkek ve kırılgan ama bir yandan da panter kadar cesur bir havası vardı. İzin isteyip birkaç fotoğrafını çekmiştim, buz gibi bir havaydı feci yağmur yapıyordu. Sirkeci’deki üstgeçidin merdivenlerine ilişmiş açtığı şemsiyenin altında kağıt mendil satıyordu. Sanırım bir altı ay sonra yine rastladım ona hemen gittim yanına oturdum sohbete başladık, henüz okula gitmiyormuş, babası simit kardeşleri de civarda mendil satıyormuş.... anneleri yeni doğan kardeşleriyle meşgul olduğundan çalışamıyormuş.... Cebine bir kaç kuruş sıkıştırıp bir iki fotoğrafını daha çektim ama içime sinmeyen bir şeyler vardı ve Fatih’in fotoğraflarıyla birlikte aklıma gelen tüm kurumlara yazdım belki biri duyar sesimi diye.... ne yazık ki aylar geçmesine rağmen hiçbirinden bir cevap alamadım.

Hala ara ara rastlıyorum Fatih’e artık onun fotoğraflarını çekmiyorum, çekemiyorum daha doğrusu ama elimden fazlası gelemediği içinde her gördüğümde kahroluyorum.

Fotoğrafçı: Aylin Erözcan

Çok acemice çekilmiş bir fotoğrafın yüklendiğini gördüğünüzde –teknik, estetik vs hiçbir şey olmayan- ilk tepkiniz ne oluyor?

Çok acemi fotoğraflara rastladığımda öncelikle acımasız eleştiri yapılmaması gerektiğini düşünmüşümdür hep, böyle durumlarda kişiyi incitmeden hatta belki birazda coşkuyu arttırarak kendisini yönlendirmeye çalışırım. “Açı şöyle mi olsaydı acaba” yada “netlikte sıkıntılar var gibi ama portfolyonuza göz attım kesinlikle ilerleme içindesiniz” gibi gibi yumuşakça eleştirileri tercih ediyorum. Yada baktığımda bana hiçbir şey ifade etmiyorsa bir fotoğraf vakit harcamadan başka bir fotoğrafa yöneliyorum. Sitelerde beni en rahatsız eden konulardan biri bu aslında, çünkü biri çıkıyor yok berbat fotoğraf, olmamış vs. benzeri kendisinin bile ne amaçla yazdığı anlaşılmayan bırakın adına eleştiri demeyi hakaret boyutundaki yorumlardan çok rahatsız oluyorum...  Yani eğer bilgin varsa çıkar teknik ve estetik olarak yorumunu efendice paylaşırsın olur biter yada gider o fotoğraf sahibinin diğer karelerine bakar ona göre kritik yaparsın. Ben beğenmedim, olmamış gibi yorumlar o fotoğrafçıya hiçbir şey katmaz hatta belki de tüm şevkini kırar. 

Fotoğrafçı: Aylin erözcan

Çektiğiniz fotoğrafların sizde yarattığı psikolojik değişiklikler neler oluyor?

Etkileniyorum kesinlikle, yukarıda anlattığım Fatih örneğinde olduğu gibi, o kadar çok var ki böyle örneklerim Karaköy’deki Muzaffer amca mesela... İçim gidiyor ona da oralara ne zaman yolum düşse illaki uğrarım bir simit bir börek yolda nereye rastlarsam mutlaka bir şeyler alır yanına gider hatırını sorarım... Dedim ya ben duygu insanıyım çok etkileniyorum. En son daha dün yaşandı hatta Orhan Abi... Nurlar içinde yatsın bir kaç ay önce o dünya tatlısı yüzünü paylaşmıştım sizlerle.... Oysa bugün aramızda yok ve tabutunun başına benim çektiğim fotoğrafını koymuşlar... Hamurunda insan olan hangi insan bu yaşadıklarına duyarsız kalabilir ki öyle değil mi?

Fotoğrafçı: Aylin Erözcan

Bir insanın fotoğrafını çekerken reddedildiğinizde ve karşınızdaki çok sinirlendiğinde neler hissediyorsunuz? Durumu nasıl toparlıyorsunuz?

Öncelikle empatinin devrede olması gerek,  biraz uzaktan izleyip (ki bu genelde ciğerci kedisi kıvamında oluyor) sonrasında en sevimli halimi takınarak izin isterim. Açıkcası şimdiye kadar sadece bir kere Tekirdağ’ın bir köyünde teyzeden sıkı bir zılgıt yemiştim sonra köy halkından öğrendim ki kendisi epeyce aksi bir ihtiyarcıkmış. Onun dışında inanın isteyip de çekemediğim bir portre olmamıştır. Hele biraz yüz bulmuşsam amcalara, teyzelere türlü şaklabanlıklar yaparak istediğim duyguyu yakalamak için ekstra çaba harcamışımdır. Empati ve aynı dilde konuşmayı başarmak atalarımızın da dediği gibi; tatlı dil yılanı deliğinden çıkarıyormuş gerçekten

Diğer çalışmaları yorumlarken ve puanlarken kriterleriniz nelerdir? Değerlendirme yaparken öncelikli kriterleriniz neler? Teknik, kompozisyon, ışık, renkler, insanlar…vs

Bir fotoğrafı açtığımda 5-10 saniye içinde bana ne hissettirdiğini idrak ettikten sonra kuralları devreye sokarım… (galiba ben fazlaca duygu insanıyım, bu röportajda bunu bir kere daha hissetim)

İnsana dair karelerde ışık mutlaka doğru sunulmuş olmalı, zaten fotoğrafı fotoğraf yapan ışık değil mi? Işığın doğru aktarımı diğer pek çok kusurlu yanı da gizleyebiliyor aslında bana göre… sonrasında kadraj yerleşimi giriyor devreye, kompozisyon kadraja uygun mu seçilmiş, kompozisyonda fazlalıklar var mı yada kurallara uygun mu sunulmuş gibi kriterleri değerlendiririm. Mutlaka başta da dediğim gibi bana hissettirdiklerini baz alıyorum, kurallar bir yere kadar önem taşıyor konu insan olunca mutlaka duyguyu hissetmem gerekli.

Eğer kompozisyon insan ögelerinin dışında ise, kurallar daha bir baskın kalıyor, kadraj daha bir önem kazanıyor ve tonlamalar, son bir yılı aşkındır HDR fotoğrafları her fırsatta inceliyorum, kimi fotoğrafçılar dozunu öylesine abartıyorlar ki fotoğraf gerçekçiliğini yitiriyor o tarz karelere fotoğraf diye bakamıyorum sanki bir ressamın elinden çıkmış tablo gibi, ressamın o anki ruh hali ile olması gerekenden çok daha tuhaf renklere bürünmüş, gökyüzü, dağ, sandal, köprü vs.vs. gibi… Kuralların öneminin dışında olabildiğince doğal ve gerçekçi görünmesine dikkat ediyorum elbette… 

Fotoğrafçı: Aylin Erözcan

Fotoğraf makinası seçiminde tek bir markamı yoksa farklı kriterler mi değerlendirirsiniz?

Bu konuda biraz muhafazakarım sanırım tek markada ilerlemeyi tercih ettim bu güne kadar NIKON ve SIGMA lensleri tercih ettim… zaman zaman diğer markaların lenslerini de inceliyor hatta almaya heves ediyorum ama elimde olmadan bir şekilde kendimi baskılıyorum.

Fotoalem ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

FOTOALEM bana göre seviyeli, ölçülü, samimi ama bir yandan da biraz mesafeli bir site. Muadilleriyle kıyaslarsam eğer en çok hoşuma giden yönü 24 saat kuralı diyebilirim… Henüz organizasyonlarınızda yer alma fırsatım olamadı ama en kısa zamanda bir organizasyonunuza da katılmak istiyorum.

Bu keyifli sohbet için size teşekkür ederim.

Sevgilerimle….
Chakra/Aylin Erözcan

Bizde değerli üyemize, bize ayırdığı zaman ve paylaşımları için çok teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,
FOTOALEM

 

 
""Photoshop'da bazı şeyleri değil, her şeyi öğrenin..."

Photoshop CS4 gibi her yönden devasa bir programın 1 - 2 CD'lik eğitim setleri ile her yönüyle, bütün ayrıntılarıyla anlatılabileceğine gerçekten inanıyor musunuz? Biz inanmıyoruz. İşte o yüzden diyoruz ki, "Photoshop'ta bazı şeyleri değil, her şeyi öğrenin..."


ayrıntılar için tıklayın


ayrıntılar için tıklayın

 

"fotoğraf adına her şey"...
Duyurular       Haberler    Makaleler   Anasayfa...